Sıkça Sorulan Sorular

Soru: SAS programlarından kimler faydalanabilir?

Cevap: Dikkat Eksikliği, Disleksi, Hiperaktivite, Konuşma Problemi, Otizm, Down Sendromu gibi öğrenme güçlükleri veya gelişimsel bozukluklar yaşayan çocuklar ve yetişkinler ile stres, endişe, korku, depresyon gibi duygusal sorunlar yaşayan kişiler faydalanabilir.


Soru: Merkezlerinizde uyguladığınız SAS programları nelerdir?

Cevap: Merkezlerimizde uyguladığımız SAS Programları şunlardır:

  • Ses Terapisi;
  • Bireysel Psikoterapi;
  • Aile Danışmanlığı;
  • Dil ve Konuşma Bozuklukları, Disleksi, Öğrenme Güçlüğü ve Dikkat Eksikliğine yönelik bireysel çalışmalar;

Soru: Ses terapisinin uygulanması için belirli bir yaş sınırı var mıdır?

Cevap: Herhangi bir yaş sınırı yoktur. SAS programları bireyin ihtiyaçlarına yönelik tasarlandığı için her yaştan danışana uygulanabilir.


Soru: Ses terapisinin uygulanma şekli nasıldır ve kaç gün sürmektedir?

Cevap: Ses terapimizden faydalanmak isteyen danışanlarımıza yapacağımız ilk değerlendirme görüşmesinde SAS programlarına özgü testler yapılır. Danışan ile ilgili yapmış olduğumuz değerlendirmemiz ve çıkan test sonuçlarına göre başlangıç programımız 2 ya da 3 hafta süreli olabilir. Programlarımız genellikle Pazartesi'den Cuma'ya ya da Cumartesi'ye kadar hergün ve günde 1 ya da 2 saatlik seanslardan oluşur. Başlangıç programı bittikten sonra minumum 3 haftalık bir ara verilir. Verilen ara tamamlandıktan sonra başlangıçta uygulanan testler tekrarlanır ve sonuçlara göre kısa süreli bir devam programı uygulanabilir.


Soru: Program sonrasında danışanlarda gözlemlenen gelişmeler nelerdir?

Cevap: Programlar sonrasında danışanlarda gözlemlenen gelişmeler; konuşma gelişimi ve dili kullanma kabiliyetinde ilerleme, kulak ağrısı ya da kulak çınlamasında azalma, yüksek ya da ani seslere karşı gösterilen tepkilerde azalma, daha etkin sözel iletişim, diğer kişilerle daha kolay sosyal iletişim sağlama, yaşına göre daha uygun davranışlar gösterme, sosyal becerilerinde gelişme, göz teması süresinde uzama, okuma-yazma, matematik gibi okul performansında gelişme, hiperaktivitede azalma, kendi özgüveninde artma, dikkat süresinde uzama, öğrenme becerisinde gelişme, denge siteminde ilerleme, sahip olunan enerjiyi daha uygun düzeyde kullanma, korku, endişe, stres ve kaygılarda azalma şeklinde sıralanabilir.


Soru: Hiç konuşamayan kişilere yardım edebiliyor musunuz?

Cevap: Evet, yardımcı oluyoruz. Hiç konuşamayan kişilere yönelik uyguladığımız özel yöntemlerimiz var. “Ses terapisi” nin bazı kişilerde konuşmanın başlamasını tetiklemekte faydalı olduğu görülmüştür. Konuşmadaki gelişimin yanı sıra programlarımız sayesinde yeteneklerde ve davranışlarda gelişmeler sağlanmaktadır.


Soru: Epilepsi hastalarında sonuç alabiliyor musunuz?

Cevap: Vakaların çoğunda evet. Epilepsinin türüne göre de programlar hazırlanır.


Soru: SAS Müzik Programının Tomatis ya da İşitsel Eğitim Terapi (AIT) metodlarından farkı nedir?

Cevap: Yıllar önce geliştirilen Tomatis metodunun ve İşitsel Eğitim Terapisi (AIT) nin katkıları yıllar içinde defalarca kanıtlanmıştır. SAS Metodolojisi modern bilgisayar teknikleri kullanır ve beynin bilgiyi nasıl işlediğine yönelik yepyeni bir anlayış üzerine kuruludur. Bunu işitsel aktivasyonun çok daha geniş bir alanda etkin hale getirilmesine olanak vererek yapar.


Soru: Bu programları düzenli olarak tekrarlamak zorunda mıyım?

Cevap: Bireyin kişisel gelişim durumu ve seanslar sonrasında alınan sonuçlara göre programlar tekrarlanabilir.


Soru: Ses terapisi süresince ara verebilir miyim?

Cevap: Ses terapisinin ilk 4 seansı tamamlandıktan sonra en fazla iki gün ara verilebilir. Beyinde eski alışkanlıkları yenileri ile değiştirmek için seansların ard arda yapılması önemlidir.


Soru: Ses terapisini evde uygulayabilirmiyim?

Cevap: Başlangıçta yaptığımız değerlendirmeler ve her seansın sonunda yaptığımız gözlemlerimize daynarak aldığımız geri bildirimler yardımıyla her seans için programlar kişiye özel yapılır. Bu nedenle ses terapisinin evde uygulanması zordur.


Soru: Eğer çocuğum kulaklık takmak istemezse?

Cevap: Bazı çocuklar dokunmaya karşı çok hassastırlar ve kulaklık takmak istemeyebilirler. Genellikle bu isteksizlik kısa sürer ve çoğu çocuk buna kolayca alışır. Bazı çocuklarda ise ses terapisi çocuklar uyurken uygulanır - ki bu programların etkisinin en yüksek olduğu zamandır.


Soru: Programların herhangi bir yan etkisi var mıdır?

Cevap: Uyguladığımız yöntemlerin hiçbirisi ilaçlı bir tedaviyi kapsamaktadır. Programların amacı, kişinin beyindeki işlem merkezlerinde olumlu bir değişim yaratmaktır. Dolayısıyla herhangi bir yan etkisi yoktur.


Soru: Olumlu sonuç garantisi verebilir misiniz?

Cevap: Uygulanan yöntemler danışanda istenen olumlu değişimleri gerçekleştirmede çok etkilidir. Ancak olumlu sonuç garantisi; başlangıçta yapacağımız değerlendirme görüşmesi, analiz testleri sonucu ve danışanın beklentisine bağlıdır.


Soru: SSK, Bağkur ya da herhangi bir sağlık kuruluşuyla anlaşmanız var mıdır?

Cevap: Merkezlerimizin herhangi bir sağlık kuruluşu ile anlaşması şu anda yoktur.


Soru: Programınızla ilgili diğer sorularıma nasıl cevap alabilirim?

Cevap: Aradığınız sorunun cevabını burada bulamadıysanız, bize telefonla ya da e-posta ile ulaşabilirsiniz.

Merkez - Ankara

Meksika Cad, Üstün Apt 25/3
Ümitköy, Ankara
Tel: 0312 236 65 65 / 236 65 69

Şube - İstanbul

Barbaros Bulvarı, Sayan Apt. 39/7
Beşiktaş, İstanbul
Tel: 0212 236 65 04

Sensory Activation Solutions