Disleksi - Diskalkuli

  • yavaş ya da yanlış mı okuyorsunuz ?
  • kelimeleri yanlış mı teleffuz ediyorsunuz ?
  • uzun kelimelerde sesleri ve vurguyu mu karıştırıyorsunuz ?
  • okurken kelime ya da hece mi atlıyorsunuz ?
  • matematik zor mu geliyor ?
  • sayıları ya da harfleri ters mi algılıyorsunuz ?
  • el yazınız kötü mü ?

posterDisleksi, dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren genel anlamda nöroloji temelli yapısal bir bozukluktur.

Dislektiklerin beyinlerinde baskın bir yarıküre olmamasının dilin işlevlerinin her iki yarıküre arasında eşit olarak bölüştürülmesine bunun ise yarıküreler arası bilgi iletiminde -corpus callosum’da - kargaşaya yol açabileceği ileri sürülmüştür. Bu noktada beynin her iki yarıküresi arasında etkin bir iletişimin sağlanması gerekmektedir.

Dislektiklerin okumada gösterdikleri göz hareketlerindeki duraklamalar, tekrarlamalar, satır atlamalar, sözcüğün başını veya sonunu yakalayamama gibi görünümler ve yazı yazarken de sözcüğün harflerinin sırasını değiştirmeler, ses atlamalar veya eklemeler, sözcükleri bütün olarak görememe, şekli zeminden ayıramama gibi sembolleri algılama ve kaydetmedeki aksaklıklar sesbilimsel bileşen açısından değerlendirildiğinde okuma ve yazma yanlışları olarak iki farklı biçimde ortaya çıkmaktadır. Okuma ve yazmayı öğrenme sürecinde, çocukların, seslere karşılık gelen sembolleri yani harfleri, bu sesler ile eşleyebilmesi gerekir. Öncelikle görsel sembolleri, şekilleri ya da harfleri tanıma, sonrasında bu bilgiyi işlemleme ve son olarak da eşlenen ses ve harf ilişkisini anlamlandırabilme süreci oldukça karmaşıktır.

Bu noktada seçme – birleştirme işleminden söz edebiliriz. Seçme birleştirme işlemi, yarıküre fonksiyonları ile ilgili olan bir süreçtir. Sesler sol yarıkürede kodlanırken, seslere karşılık gelen imgeler (harfler) sağ yarıkürede kodlanır. Bir sözcüğü tanıyıp anlayabilmek için, beynin sesbilimsel modülünün sözcüğü sesbirimlerine ayırabilmesi ve sonrasında da bu sesbirimlere karşılık gelen harfler ile eşlemesi gerekir. Örnek; k…u…ş > kuş. Bu noktada, bireyin iki yarıküresi arasında etkin bir iletişim olması ve aynı zamanda sesbilimsel farkındalığının da gelişmiş olması beklenir.

Dirk Bakker’ın da belirttiği gibi: “ Bir harfi algılamak ve onu diğer harflerden ayırabilmek, algılama sistemi için oldukça zordur. Bu durumda “algısal sabitlik”ten bahsedebiliriz. Örneğin; ‘elma’; nereden bakarsanız bakın, aşağıdan, yukarıdan, yandan, ‘elma’, elmadır. Fakat aynı durum, harfler için çoğu zaman geçerli olmayabilir. Örneğin: ‘d’ harfi, farklı yerlerden baktığınız zaman, ‘b’, ‘p’, ‘q’ olarak da algılanabilir. Bu nedenle, nesneleri algılamak ile harfleri algılamak arasında bir fark ortaya çıkmaktadır. Harfler, sözcükleri oluşturur ve aynı harfler çoğu zaman farklı sözcükler üretebilir: ‘kaş’, ‘şak’, ‘aşk’ gibi. Bu nedenle, bir sözcüğü anlamı, onu oluşturan harflerin soldan – sağa nasıl dizildiğine bağlıdır. Aynı şekilde, bir cümlenin anlamı da, onu oluşturan sözcüklerin soldan – sağa düzenli bir biçimde dizilişi ile anlam kazanır.

Bu yüzden, okumayı öğrenme sürecinde, sözcüklerdeki baş ses, son ses farkındalığının gelişmesi önemlidir. Bu durumda da disleksili bireyler ile ses farkındalığını geliştirecek birebir çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Ankara ve İstanbul SAS Merkezlerimizde, disleksili bireylerin iki yarıküresi arasındaki etkin iletişimi sağlamak, beynin konuşma, okuma-yazma alanlarında aktivasyon sağlamak amacıyla hem Nöro-İşitsel Beyin eğitim programları kullanılır hem de bireyin ses farkındalığını geliştirmek için birebir çalışmalar uygulanır.

Nöro-psikologlar, psikoterapistler, psikologlar ve dilbilimci uzman kadro tarafından yapılan bir değerlendirme görüşmesinde; disleksi-diskalkuli gibi sorunların tedavi sürecinde gerekli veri tabanını oluşturmak üzere ebeveyn veya yetişkin ise kendisi ile kapsamlı bir şekilde gerekli bilgiler alınır. Programlar günlük 1 ya da 2 saatlik dinletiler halinde 2 ya da 3 hafta süre ile uygulanmaktadır. Program herhangi bir tıbbi ya da fiziki müdahale gerektirmeyen, yan etkisi olmayan sadece kulaklıklar aracılığıyla ses, müzik ve konuşmanın dinletilmesi şeklindedir. Ayrıca bireyin sesleri doğru bir şekilde sesleri ayırt etmesi ve işlemlemesi SAS Programları ile sağlanırken birebir yapılan çalışmalar ile de yaşanılan duruma yönelik uygulamalar mevcuttur. Yapılan bu çalışmalarda, bireyin farkındalığını arttırmaya ve öğrenme sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

SAS Programları arasında bulunan tüm dil programları ile sağ kulaktan verilen konuşma ile beynin sol yarıküresinde yer alan konuşma merkezi uyarılırken, sol kulaktan verilen müzik ile de beynin sağ yarıküresi meşgul edilir ve işitsel işlemleme süreçlerinin hızlandırılması ya da yavaşlatılması sağlanır. Tüm Öğrenme güçlüğü türlerinde sağ kulak baskınlığını geliştirecek olan SAS programları doğrudan sol beyinde dil gelişimi ile ilgili alanlara ulaşılmasını sağlamaktadır. Programlar özellikle 2,5 – 3 yaş üstü çocuklar ve yetişkinlere uygulanmakta ve kısa sürede ciddi ilerlemeler sağlamaktadır.

Ekibimizi daha ayrıntılı tanımak ve güncellemelerden haberdar olmak isterseniz web sitemizi daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebilirsiniz:

SAS Programı – İçerik ve Süreç;
SAS Merkezleri – Bizi nerede bulabilirsiniz;
SAS Ekibi – Bizleri daha iyi tanımak için.


Merkez - Ankara

Meksika Cad, Üstün Apt 25/3
Ümitköy, Ankara
Tel: 0312 236 65 65 / 236 65 69

Şube - İstanbul

Barbaros Bulvarı, Sayan Apt. 39/7
Beşiktaş, İstanbul
Tel: 0212 236 65 04

Sensory Activation Solutions