İşitme ve Konuşma Bozuklukları
- hiç konuşamıyor ya da sınırlı konuşmanız mı var ?
- kelimeleri yanlış mı telaffuz ediyorsunuz ?
- tekrara mı ihtiyaç duyuyorsunuz ?
- ses hassasiyetiniz mi var ?
- akıcı konuşamıyor musunuz ?
Dil, insanların ortak kodlama yolu ile bilgi aktarımını sağlayan bir sistemdir. Konuşma üretimi için solunum, fonasyon ve artikülasyonun koordinasyonu ile düşünce ve dil kurallarının etkileşimi gerekmektedir. Konuşma edinimi, seslerin nasıl duyulduğu ve işlendiği ile bağlantılıdır. Konuşma bozuklukları, hem çocukları hem de yetişkinleri yaşamlarında sekteye uğratabilen bir durumdur.
Dil ve konuşma dinleme yoluyla öğrenilir ve dolayısıyla işitme sisteminde yaşanan zorluklar bireyin konuşma gelişimini etkiler. ''Çıktı'' dediğimiz konuşmada eğer zorluklar yaşanıyorsa, ''Girdi'' dediğimiz işitme duyusuna yönelik detaylı bir değerlendirme yapılmalıdır. İşitsel ayrımcılık, yarıküreler arasındaki organize edilmesi ve konuşma dilindeki seslerin anlamlandırılma yetisidir. İşitsel ayrımcılık yetisinde sorun yaşayan bireylerde, temel dil becerilerinde (dinleme, konuşma, okuma ve yazma) ve anlama becerilerindeki sorunlardan dolayı konuşma seslerini yanlış yorumlayabilir veya bu seslerin işlemlenme süreci uzayabilir. Ayrıca benzer sesleri ayırt etmede zorlanırlar. Konuşmacı dinlenirken, duyulan seslerin doğru bir şekilde anlamlandırabilmesi için işitsel farkındalık yetisine sahip olunması gerekir. İşitsel ayrımcılık seviyesi düşük olan çocuklar, özellikle okuma ve hecelemede zorlanırlar, çünkü sesler ve onları temsil eden semboller arasında bağlantı kurmakta zorlanırlar. Arka planda eğer bir gürültü varsa, birey konuşma seslerini ayırt etmede zorluk yaşayabilir. Yani, bireyin işitme ile ilgili herhangi bir sorunu yoktur, sadece sesleri “yanlış” algılar.
Bireyin belirli harflerin sesletiminde zorluk yaşadığı konuşma sürecinde seçme – birleştirme işleminden söz edilir. Seçme birleştirme işlemi, yarıküre fonksiyonları ile ilgili olan bir süreçtir. Sesler sol yarıkürede kodlanırken, seslere karşılık gelen imgeler (harfler) sağ yarıkürede kodlanır. Bir sözcüğü tanıyıp anlayabilmek için, beynin sesbilimsel modülünün sözcüğü sesbirimlerine ayırabilmesi ve sonrasında da bu sesbirimlere karşılık gelen harfler ile eşlemesi gerekir. Örnek; k…u…ş > kuş. Bu noktada, bireyin iki yarıküresi arasında etkin bir iletişim olması ve aynı zamanda sesbilimsel farkındalığının da gelişmiş olması beklenir.
Ankara ve İstanbul merkezlerimizde uygulanan Nöro-işitsel eğitim programı ile bireyin konuşma gelişimine, telaffuzuna ve ses farkındalığının artmasına yönelik programlar uygulanmaktadır. Gecikmiş konuşma, artikülasyon bozuklukları, akıcılık bozuklukları ve motor konuşma bozuklukları gibi geniş bir alanı kapsayan konuşma bozuklukları hakkında gerekli bilginin sağlanması ile SAS methodu, ses farkındalığını arttırmak, konuşmadaki akıcılığı sağlamak amacıyla işitsel uyaranlar aracılığı ile sesleri kullanır.
Nöro-psikologlar, psikoterapistler, psikologlar ve dilbilimci uzman kadro tarafından yapılan bir değerlendirme görüşmesinde; dil ve konuşma bozuklarının tedavi sürecinde gerekli veri tabanını oluşturmak üzere ebeveyn veya yetişkin ise kendisi ile kapsamlı bir şekilde gerekli bilgiler alınır. Programlar günlük 1 ya da 2 saatlik dinletiler halinde 2 ya da 3 hafta süre ile uygulanmaktadır. Program herhangi bir tıbbi ya da fiziki müdahale gerektirmeyen, yan etkisi olmayan sadece kulaklıklar aracılığıyla ses, müzik ve konuşmanın dinletilmesi şeklindedir. Ayrıca bireyin sesleri doğru bir şekilde sesleri ayırt etmesi ve işlemlemesi SAS Programları ile sağlanırken birebir yapılan çalışmalar ile de yaşanılan duruma yönelik çalışmalar da uygulanmaktadır. Yapılan bu çalışmalarda, bireyin sesleri çıkarmak için motor hareketlerin nasıl kullanılması gerektiği yapılan uygulamalar ile birlikte bireyde farkındalık yaratmaktadır.
SAS Programları arasında bulunan tüm dil programları ile sağ kulaktan verilen konuşma ile beynin sol yarıküresinde yer alan konuşma merkezi uyarılırken, sol kulaktan verilen müzik ile de beynin sağ yarıküresi meşgul edilir ve işitsel işlemleme süreçlerinin hızlandırılması ya da yavaşlatılması sağlanır. Tüm Konuşma Bozukluğu türlerinde sağ kulak baskınlığını geliştirecek olan SAS programları doğrudan sol beyinde dil gelişimi ile ilgili alanlara ulaşılmasını sağlamaktadır. Programlar özellikle 2,5 – 3 yaş üstü çocuklar ve yetişkinlere uygulanmakta ve kısa sürede ciddi ilerlemeler sağlamaktadır.
Ekibimizi daha ayrıntılı tanımak ve güncellemelerden haberdar olmak isterseniz web sitemizi daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebilirsiniz:
► SAS Programı – İçerik ve Süreç;
► SAS Merkezleri – Bizi nerede bulabilirsiniz;
► SAS Ekibi – Bizleri daha iyi tanımak için.

