SAS BİLİM- Literatürden (Ocak 2026)
Epilepside Müzik Nöromodülasyonunda Kişiye Özel Akustik Tabanlı Bir Yaklaşıma Doğru
Strýček O, Mekyska J, Miklánek Š, Fusek M, Štillová K, Mazánek M, Rektor I. Toward a Tailored Acoustic-Based Approach in Music Neuromodulation in Epilepsy. Eur J Neurol. 2025 Jul;32(7):e70151. doi: 10.1111/ene.70151
ÖZET
Arka plan
Müzik temelli nöromodülasyon, ilaca dirençli epilepsi için potansiyel bir tedavi yaklaşımı olarak ilgi çekmiştir. Bu çalışma, farklı müzik özelliklerinin intraserebral EEG (iEEG) içindeki interiktal epileptiform deşarjlar (IED'ler) üzerindeki etkilerini inceleyerek önceki araştırmaları genişletmektedir.
Yöntemler
Çalışmaya, ameliyat öncesi iEEG değerlendirmesi yapılan ilaç dirençli epilepsili 25 hasta katıldı. Hastalar 2 gün boyunca, farklı akustik özelliklere sahip çeşitli müzik eserlerini dinlediler. IED değişikliklerini değerlendirmek için her dinleme seansından önce ve sonra EEG ölçümleri kaydedildi.
Bulgular
Çalışma, bireyselleştirilmiş IED (İnteraktif Epileptik Deşarj) azalması örüntülerini belirledi ve belirli akustik özelliklerin müzik türleri arasında tutarlı etkiler gösterdiğini ortaya koydu. Mozart'ın "Piyano Konçertosu No. 27" K 595c, müzik dinlerken IED'leri genel olarak %28 ( p = 0,0191) ve müzik sonrası dinlenme durumunda %19 ( p = 0,0111) oranında azalttı; rahatlama müziği ise IED'leri %55 oranında artırdı ( p = 0,0197). Bireylerin akustik analizine dayanarak, IED'leri önemli ölçüde azaltan besteler belirledik; azalma oranları %32 ile %44 arasında değişiyordu ( p = 0,0001). Buna karşılık, farklı akustik özelliklere sahip besteler IED'lerde önemli değişikliklere yol açmadı. Bu sonuçlar, IED'leri öncelikle türden ziyade belirli akustik özelliklerin etkilediğini göstermektedir.
Sonuçlar
Bulgular, belirli akustik özelliklerin, bireysel düzeyde tekrarlanabilir bir şekilde beyin aktivitesini etkileyebileceğini ve kişiselleştirilmiş test ve müzik türleri yelpazesinde yapılan seçimlere dayalı olarak epileptik deşarjları (IED'ler) modüle edebileceğini göstermektedir. Bu sonuçlar, epilepsi yönetiminde kişiselleştirilmiş bir terapötik yaklaşım olarak müzik temelli nöromodülasyonun potansiyelini ortaya koymakta ve müzik türünden ziyade akustik özelliklerin önemini vurgulamaktadır. Müzik temelli müdahalelerin bireysel yönlerini araştırmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Not (Prof. Dr. Şükrü Torun)
Bu araştırma bulgularının umut verici olumluluğuna rağmen, nöbetleri azaltma yönündeki sonuçlarının dikkatle yorumlanması ve genellenmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Farklı akustik özelliklerin epileptik beyni -özellikle de nöbetler arası epileptik deşarjları azaltma yönünde- nasıl etkilediğine dair kesin mekanizma, daha fazla araştırma gerektiren bir alandır.
